Thursday, September 16, 2010

Çağımızın Vebası Abazanlık

HIV virüsü, domuz gribi, kuş gribi derken çağımızın en büyük hastalığı olan abazanlık hep arka planda kaldı.

Bu Bir Hastalık mı?
Evet efenim.Türk erkeklerinin psikolojisini derinden etkileyen, bilinçaltında büyük hasarlar oluşturan bir hastalık.Biz buna tıp dilinde "eli sikinde gezmek" diyoruz."Batının Ahlaksızlığı" örneğini verecek olursak; Ben o ahlaksızlığa kurban olurum.Gavurlar lise çağlarında çatır çatır sevişmeye başlıyor, benim yurdumun gariban genci ise teselliyi pornolarda buluyor.Adamın eğitim-öğretim hayatı 15 sene sürmüş ama seks hayatı 30 saniye dahi sürememiş.Üniversite mezunu, masterını yapmış helva gibi bir çocuk; Ama sorsan ki: Kaç kere mala vurdun? diye alacağın cevap içler acısı.Türkiye' nin en büyük sorunu işsizlik değil!! Seksizlik!!!

Bu Konuda Hatunların Hiç Suçu Yok mu?
Olmaz mı? Yapılan araştırmalara göre kadınlar erkeklerden 7 kat daha fazla zevk alıyormuş.Şimdi ben demez miyim; Be cinsini siktiklerim!! Madem 7 kat fazla zevk alıyorsun, bu ülkede abaza erkekten çok abaza karının bulunması lazım diye Derim.Dedim de.Niye hep naza çeken taraf siz oluyorsunuz? Sonuçta malafat bende, alet bende.İcraati gerçekleştiren benim, bir nevi çiçeğin tohumu bende.

Bu Konuda Erkeklerin Hiç Suçu Yok mu?
Olmaz mı? Karı milletini gözünde çok büyütürsen, el üstünde tutarsan, sadece seks objesi olarak görürsen tabi ki suç sende (son örneğimle ne kadar büyük bir götoğlanı olduğumu kanıtlar, kızların da gönlünü alırım) Bayanlar seks objesi değildir gencolar.Bunu kafanızdan silin.Nasıl sizin vurmaya ihtiyacınız varsa onların da vurulmaya ihtiyacı var.Haklar eşit.

İyi Güzel de Hiç Tüyo Vermedin Yavşak
Eğer erkeksen sana tüyoların kralını vereceğim aleksandır.İşsizlik, parasızlık, tersoluk sonucu mekanlarda karı kaldırma olayı artık bitti.Herşey internete endeksli.En kolay yol feysbuk.Utangaçlığı üzerinden atacaksın bir kere.Gözüne kestirdiğin hatuna direkt mesajı koyacaksın.Sakın denyo gibi "Merhaba" veya "Tanışabilir miyiz?" falan yazma.Aklından geçenleri söyle.Şu an seviyeli bir ilişki yaşadığım yengenize attığım ilk mesaj "Çok güzelsin be anasını avradını sikeyim"
Neden kazandım? Çünkü o an aklımdan geçeni yazdım.Final dergisiyle kazandım.Finalle kazanacağız!!!

İlk mesajlarda her zaman -cim eki işe yarar.Örnek;

-Şadımancım?
-Efendim
-Erik gibi hatunsun...
-O ne demek?
-Kütür kütür manasında
-Ekiri ekiri

Ekiri ekiri yerine "siktir git lan hayvan" gibisinden bir cevap da gelebilir.Aldırmayın, o şadımandan zaten hayır gelmez.Başka şadımanlara yönelin.Yılmayın, moralinizi bozmayın.

Harbiden hiç kız arkadaşınız yoksa, dişi akrabalarınızla (kuzen, baldız, hala kızı vb.) sanki sevgili imajlı fotolar çektirip koyun.Mesela bir mekana 3 sap giderseniz, gecenin sonunda 3 abaza işkembe içersiniz.Amma ve lakin; O mekana mmf veya ffm tarzında iştirak ederseniz gecenin sonunda karı düşürme oranınız %57 Biz buna "am, amı çeker" diyoruz.

Mesajlaşmaya Başladık.Nasıl Bir Dekor Vereyim?
Efenim; Hatunun hali vakti yerinde ve de yazlık mekanlarda çekilmiş minimum 3 adet bikinili fotosu varsa fakir ama gururlu genci oynayın.O tarz karılar herşeye doymuştur zaten.Sizdeki saflık, temizlik şahane prim yapar.Eğer hatun entel & dantelse; "Az önce taksimdeydik, sokakta bira içtik.Yanıma bir tinerci yanaştı, sarıldım ona.Senin suçun bu adaletsiz dünyada doğmak" dedim (veya) "ıslanmış bir sokak köpeği gördüm eve girerken, tir tir titriyordu." gibi cümleler artı puandır.Daha da abartmak isterseniz "Bugün gittiğim resim sergisindeki fırça darbeleri çok sürrealistti" diyerek ne denli bir marjinal olduğunuzu kanıtlayabilirsiniz.

Haftaya görüşmek üzere.
Unutma ki er kişi; Kol gibi yarrağın olacağına, fındık içi kadar amın olsaydı hep kazanırdın.


Friday, September 3, 2010

Sene 2006, Soguk bir cuma gecesi;

Beşiktaş Fulya' daki malikanemde ben, sedat, sedat' ın manitası gaye ve selçuk' la poker oynuyoruz.O dönem meşhur bir dizide başrol oynayan hanım kız da gaye' nin ekürisi.Gece 11 gibi bu hanım kızımız telefon açtı.Ertesi gün ingiltere' ye gidecekmiş, seni gitmeden göreyim.Geliyorum şimdi dedi."Neeee?Buraya mı geliyormuş lan?" diye sordum.Boxer ve askılı atletimin bana verdiği yetkiye dayanarak kendimi odama attım.Kendi kendime "acaba takım elbise mi giysem?" diye düşündüm, sonra da "yok ebenin amı artık, kız demez mi hiç; Lan yarrak! Kendi evinde takımlamı oturuyosun diye" En güzeli sanki fazla siklemiomuş modeli yapayım dedim, tshırt&kot, kapıyı da ben açmam.Hatun içeri girince de "aaa sen mi geldin canım benim, hiç haberim yoktu valla" gibisinden vitrin yaparım diye düşündüm.Hayvan gibi parfüm sıktım.Kendime daha modern bi hava vermek için ayakkabılarımı giydim.O kadar moderniz ki evde ayakkabıyla geziyoruz gibisinden.Annem görse belamı sikerdi.

Bütün gece kahverengi şişe bira içtikten sonra, pederin zor günler için sakladığı chivas regali açtım.Annemin salondaki vitrinde sakladığı buzlu bardaklardan çıkarttım.Gaye "amma kastın be denyo" gibisinden laf sokuyordu ama "gayecim kızcagız kırk yılda bir geliyor, misafiri el üstünde tutmak gerek" diye defansa geçiyordum.Saat 11' e 10 kala pederin tekli koltuguna oturdum, bacak bacak üstüne attım.Buzlu sek viskimi elimi alıp beklemeye başladım.Diğer piçler hanım kızı daha önceden tanıdıkları için gayet rahat takılıyorlar.Saat 11 bucuk oldu.Gaye dedim; nerde kaldı lan bu karı? 3. dubleyi koyuyorum.Viski komasına giricem.Saat 1' e kadar öyle yarrak gibi oturdum, şişenin dibi geldi.Sikerim lan dedim, bu saatten sonra gelirse açmıyorum kapıyı.Gittim, üstümü çıkarttım.Çiçekli şortumu ve askılı atletimi giydim.Selçuk salağı salonda sızdı, Gayeyle Sedat da odalarına çekildi.Ben de zürafaların seks hayatını anlatan bir belgeseli izlerken dalmışım.Dilink dlong diye kapı çaldı.Ananı skim diye uyandım.Saate baktım, saat 4.00 Kim lan bu amına kodumun diye kapıya yöneldim.Alkolün etkisiyle, sızmadan önceki beklentiyi tamamen kafamdan silmişim.Kapıyı açmamla kapatmam bir oldu.Sen kesin öldün vogueman dedim, zor bir ihtimal de olsa cennete gittin, sana da ikram olarak bu huriyi yolladılar.Ölmesen bile kesin rüya bu, gözlerimi ovuşturdum, kapıyı bir daha açtım.Bu sefer hurinin yanında bir sap vardı.Sen kimsin lan dedim.(Yemin ederim çocuga bunu dedim) "Abi ben onun erkek arkadaşıyım" dedi.Bu diyalog esnasında benim jetonum düşmüştü.Buyur ettim içeri, uyuyan piçleri uyandırdım.Salona geçtik.Bir şişe viski içtikten sonra hani böyle gözlerini kısa kısa bakarsın ya millete, devamlı göbeğini kaşırsın falan.Aynen o haldeyim.Hanım kızımızın sevgilisi çok efendiydi, başı önünde oturuyor, sesi çıkmıyor."Necisin lan sen "dedim? "Okuyor musun, çalışıyor musun?", "Abi okul bitti, şimdi çalışıyorum" dedi."Çalış lan tabi" dedim."Böyle erik gibi hatun çalışmayan adama bakmaz!" Bütün gözler üzerime çevrildi.Ehi ehi şaka yaptım gençler gibisinden denyo bir cümleyle olayı tatlıya bağladım.Baktım iyice sıçmaya başlıyorum, ben bi balkona çıkıp hava alayım dedim.Hak tuuu diye bir balgam attım aşağıya, şap diye kırmızı parlak bir arabanın tavanına yapıştı.Gözlerimi ovuşturdum, daha dikkatli baktım.(Beyin fonksiyonlarım o sırada alkolün etkisiyle sıfırlandığı için bu reaksiyonlarımı doğal karşılayın.) Agzımdan çıkan ilk cümle; "Sedat koooşşş!! Anasını sikeyim!! Otoparkta ferrari var!!!" Bizim iki danyel de koşa koşa yanıma geldi.3 gerizekalı, agzımızın suyu aka aka asagıya bakıyoruz.Kimsenin aklına somut senaryolar gelmiyor."Lan hangi orospu çocuğunun acaba" falan diye aramızda tartışıyoruz.Neyse efenim fazla uzatmadan saadete geliyorum.Salona geri döndük, hanım kızımızın sevgılısı el pençe oturuyor aynı model."Viski iççen mi la" dedim."Abi bu gece dönmem lazım, günübirlik geldim Türkiye' ye, babamın haberi yok" dedi.Biz arkadaş grubu olarak (gaye' yi saymıyorum) elemanın bu lafından bile olayı idrak edemedik.Günübirlik geldim Türkiye' ye ne demek lan? "Kaptan beni bekliyor, kalkalım yavaş yavaş" dediği an "Kalkan elbet sabreder" dedim, kendi kendime güldüm.Kapıdan uğurlarken "sevdım lan seni yarrak hasan, yengesiz gel bi gece de kafaları çekelim" dedim.O kadar alçak gönüllü bir şahsiyetmiş ki "sagol abi" dedi.
Sonrasında bir ferrari sesi, sonrasında 40 gün 40 gece süren "vay amına koyım" tadındaki dedikodular.

Not: Adam harbiden özel jetiyle İngiltere' den günübirlik gelmiş.Şimdi evliler.

Thursday, August 19, 2010

Dönülmez Akşamın Ufkundayım - Lay La La La La

Bazen öyle daralıyorum ki;
Benzin döküp yaksam kendimi diyorum.Düşününce götüm yemiyor.Bir kere benzin pahalı.Hadi para var diyelim.Benzinciye gittim elde bidonla.Karakoldan kağıt ister o ibne."Orman mı yakıcan lan" gibisinden bakar bana sinsi sinsi.Güzide güney beldeleremizde yangın çıksa ben yaktım zanneder insafsız pompacı.

En yakın mahalli karakola gidip "Abi kendimi yakıcam ama benzin almam için sizin müsadeniz gerekiyormuş" desem; "Sktr git bi top A4 kağıt al öyle gel" derler.

Arabayla kendimi uçurumdan aşağıya atayım desem; Konya Ovası gibi bir memlekette yaşıyorum.Arabayı yoldan çıkartsam en fazla 20 cm aşagıya düşerim.Araç takla bile atmaz.10 dakikaya tarla sahibi gelir "Mahsulün anasını siktin" diye beni döve döve öldürebilir. (Mantıklı)

Kendimi Asayım desem; Tavan kartonpiyer.Kilo 85.Kendimi astığım an üst komşu kafama iner.Karının akranları her sabah mandırada 5 litre süt veriyor.Ölmem ama sakat kalabilirim.

İntihar etmek çok zor.

"Bundandır böyle dibe vuruşumuz" demiş Sıla...

Hikayeden çıkarılacak sonuç;

"Bu ne dünya kardeşim siken sikene?, bu ne dünya kardeşim böyle...Bin tane amım olsa birini vermem bile.Bu ne dünya kardeşim böyle? Ne bir am ister şu şen gönlüm, ne bir göt ne de yarrak...Layla la la la...Ye, sik, eğlen çok kısa ömrün.Sik çünkü sikmek en kolay..."

Gözleriniz beni aramasın, çünkü ben Los Encılıs' da olacağım.Sahilde patenli kızlara dondurma ısmarlayıp, simidimle denize gireceğim.Öptüm.Bay.


Friday, August 6, 2010

Bir Kepçe Operatörüne Aşık Oldum

3 aydır mütemadiyen arabama sıçıp sıçıp kaçan kuşun peşindeydim.Öyle bir orospu çocugu, öyle bir ibne kuş ki bu; Araba pisken hayatta sıçmıyor.Ne zaman yıkattım, ne zaman pırıl pırıl yapıp otoparkın en güzide köşesine çektim...İşte bu yavşak da, bu götoğlanı da o an gelip kakasını yapıyor.

Efendim; Zoruma giden olay şudur.Kuş tabi bu, elbet sıçacak gönlünce, itirazım yok.Burada öyle parasıyla araba yıkayan adam bulamazsın.Makinenin yanına gidiyorsun, atıyorsun 4 çeyreklik, sana sabunu da veriyor, tazikli suyu da.Al eline aleti bizzat yıka.Titiz adamım ben.Günde 12 saat ayakta çalışıyorum, zencisiyle, kızılderilisiyle uğrasıyorum.Cuma günleri tek eglencem ne? Namaza gidiyorum bahanesiyle çıkıp arabayı yıkamak.Gömlek & Kravat & Makosen üçgeninde, elde sik gibi kompresorün hortumuyla türlü türlü eziyet çekiyorum.Ne zaman ki ter kan içinde dükkana dönüyorum; Arabamı en nezih yere çekip "cila atsan böyle parlamazdı mübarek" diyorum.İşte o an bu sülalesini siktiğim kuşu gelip sıçıyor arkadaş!!! Tek noktaya sıçsa yine eyvallah derim.Ön camından tut, bagaja kadar.İbneyi gören "düşman birlikleri bombalayan savaş uçağı" sanar.

Canıma tak etti.Bugün sinsi planımı uygulamaya koydum.Sabahtan bizim dükkanın bulundugu avm' nin güvenlik müdürüne olayı anlattım. "Steve' cim böyle böyle; Saat öğlen 2 gibi bütün kameraları benim arabanın oraya çevir, yalandan su tutup gelicem.Katil; Nasıl olay mahaline tekrar intikal ederse, bu cani kuş da elbet gelecek" dedim.Yıkamacıdan dönerken mc donals' ın tuvaletine ugrayıp üstümü değiştim.Bol cepli avcı yeleğimi ve kamuflajlı pantolonumu giydim.Arabadan inerken beni görmemeliydi.Yüzümü ayakkabı boyasıyla siyaha boyadım.Otoparka arabayı parkedip, arka koltukları öne dogru yatırdım.İçerden bagajı açıp sessizce arkadan çıktım.Şoför kapısından çıkarsam beni farkedebilirdi.Yerden sürünerek cepheme ulaştım.Guvenlik müdürüyle devamlı irtibattaydım.

- Steve cephedeyim.Asayiş berkemal.
- Eyvallah Abi, ben de dikizliyorum kameralardan
- O kuş kaçarsa kendine yer beğen Nevada Çölünden
- Ayıp sana be Abi, bizden kaçmaz

Neyse; Steve' le bu marka denyo diyaloglar geçti aramızda, detaylı anlatmak istemiyorum.

O esnada menzilime sik kadar bir serçe girdi.Hemen dürbünümü elime aldım.Sik kadar da değil, bildiğin pipi kadar.Arabanın üstünde 10 dakika boyunca keşif uçuşu yaptı.Kendi kendime; "Bu minik serçenin günahını alma vogueman" dediğim an ateşe başladı.Böyle bir sıçmak yok!! Zannedersin ki sübyana 3 kutu müsil içirmişler.

(Nazlı yarim webcam yolladığı için ara veriyorum maceraya.Seviyeli sohbetimizden sonra devam edeceğim)

Monday, July 19, 2010

Rumuz: Gecelerin Yargıcı

Bir sabah götümde dayanılmaz bir acıyla uyandım."Acaba gece biri eve girip beni sikti mi?" diye kapıyı pencereyi kontrol ettim.Ev temizdi.
Dün geceyi düşündüm.Efendi gibi evde oturup porno izlemiştim.Derhal aile doktorumu arayıp olayı rapor ettim."Basur patlak vermiş olabilir ama sen zengin olduğun için hemoroid demeyi tercih ederim" dedi.
Ambulans çağırdım.Tam donanımlı elemanlar beni yüzüstü sedyeye yatırıp acile yetiştirdiler.
Her odaya giren beyaz önlüklü götümü parmaklayıp, "oww this is absolutely hemoroid" dedi.Hasta bakıcısından tut, aşçısına kadar...
Ertesi gün, ameliyat öncesi narkozcu elemana "hocam ben gecede bir büyük rakı deviren adamım, adaletli bas ilacı" dedim.Sonrasını hatırlamıyorum.Sabah uyandığımda yataktaydım.Odama 30 kişilik stajyer ekibi girince kendime geldim.Ameliyatı yapan cerrah; Adeta götümü gurur tablosu gibi öğrencilerine gösteriyordu.
Aylar ayları, seneler seneleri kovaladı ve taburcu oldum.
Pırlanta popomun pansumana ihtiyacı vardı.
Su yatağımda yatarken ansızın kapı çaldı.
Kölem Jüstinyo; "Efendim, sexy hemşire Isabelle malikanenize teşrif etti" dedi.
"Buyursun gelsin" dedim.
"When was your last bowel movement?" diye sordu.
"Lan bu karı ball (top) falan diye konuya girdiyse kesin bana verecek" gibisinden düşündüm kendi kendime
"Valla hemşire; 3 sene oldu, tık yok, 31' e talim" dedim...
Yine ambulans sesleri, yine sedyeler....

Hikayeden çıkarılacak ders ise;
Bowel Movement = Büyük Abdest demekmiş...Çok geç anladım...



Friday, July 9, 2010

Acaba mı Şakir?

Sermet Erkin çakalı zamanında kanal 6' da gelecek haftanın sayısal sonuçlarını bir kağıda yazıp, 12 noter huzurunda 40 zarfın içine gömmüştü.Şanslı toplar açıklandıktan sonra zarflar açıldı.Kurnaz 6' lıyı tutturmuştu.O günden sonra hokkabaz piyasasından elini ayağını çekti.
Aklıma takılan sorular:

*-) Akrabasına, eşine, dostuna kuponu yatırtıp parayı buldu mu? (Vay tilki vaay)
*-) 12 noter de medyanın adamı mıydı? (Yok anasının amı)
*-) Evliya mıydı lan yoksa? (Olabilir)
*-) Kendinden bu kadar eminse; Seneler senesi şapkadan tavşan çıkararak bizi mi sikti? (Taşlar yerine oturuyor)
*-) Ya evliya gibi adamsa? Her hafta 6' lıyı buluyorsa? (O şapkadan değil tavşan; Ancelina Joliyi bile çıkartabilirdi.)
*-) Ezel' deki gizli karakter Kenan Birkan yoksa Sermet Erkin mi? (Yat uyu)



Friday, June 18, 2010

Bir Kar Yağar İnce İnce, Bir Operasyon Var Bu Gece

Üniversite bana göre değildi.Çok çalıştım, çok didindim ama olmadı yar.Su testisine dolmadı yar.16 sene boyunca resmen para zoruyla okudum.Şişli Terakki gibi bir okuldan 9 tane zayıf notla, öğretmenlerime yalvara yalvara mezun oldum.Her Türk genci gibi ben de hemen askerliği tecil ettirdim.Sene 2004 falan, artık ya seve seve ya sike sike askere gitmek zorundayım.Yalandan torpil bulmak için bütün aile seferberlik ilan ettik.Yok Şakir' in dayısı ebesinin amındaki karakolun komutanıymış, yok Ahmet' in halası ilçe jandarma komutanıymış.En sonunda birinden cidden umutluyduk.Emekli bir albay, kanalı varmış Ankara' da, "ben hallederim Vogueman kardeşimin işini" demiş falan filan.Sıcak bir yaz günü, sevdiceğimle Büyükada Klüpteyim.Bir elimde avokadom, bir elimde şampanyam, havuza giren karı kızı rontluyorum.Peder Bey aradı.Acemi birliği Bilecik' e çıkmış.Bir heveslendim, bir sevindim ki sorma."Helal olsun lan albaya" dedim kendi kendime.Demek bu işler torpille oluyormuş.Hemen iskelede bağlı bulunan 23 metre 34 cm' lik tekneme atlayıp eve döndüm.Ertesi gün valide hanımla Eminönündeki askerlik malzemeleri satan çarşıya gittik.Sanki 18 ay boyunca don ve atlet bulamayacak gibi stok yaptık.50 don, 50 atlet, 40 çorap.Nizamiye kapısında beni arasalar; Askere el altından iç çamaşırı satacak bu ibne diye tutuklarlardı.Ben satıcı değil, giyiciyim desem de inanmazlardı.Teslim olacağım gün geldi çattı.Son yemeğimizde peder bey; Bana ve sevdiceğime kuzu tandır ısmarladı.7 senelik sevişkimizde öyle romantik bir yemek yememiştik gül kokulu yarimle.Acılı ezmeler, şakalaşmalar, ayranlar, lavaşlar havalarda uçuştu.Ağlaşa ağlaşa kapıdan içeri girdim.Hersey çok sistematik ve düzenli.Öğleden sonra 4 gibi teslim olmama rağmen, gece saat 12 gibi yatağıma ulaştım.Sabah 4' de "Kalk kalk kalk" diye bağıran sevimli bir askerin melodisiyle uyandım.Askerliğin temeli;
-4:00 Güne merhaba! Nizami adımlarla yemekhaneye keyifli bir yürüyüş
-4:30 Yemekhane kapısında buluşma.Arkadaşlarla kaynaşma.Yere kıvrılıp yaklaşık 1 saat daha uyuma.
-6:00 Açık büfe kahvaltı servisi
-7:00 Havuz kenarında sabah sporu, çeşitli aktiviteler

Hayatımın en unutulmayacak tatiliydi benim için.Haftada bir kere duş almak, aynı kamuflajı 1 ay boyunca giymek...Anlatılmaz, yaşanır.
Hemen 1. haftada kendi kafamda olan ekürim Önder' le tanıştım.Kantine gitmeye fırsatımız olmadıgı icin "sigara otlanma projeleri" üstünde yoğunlaştık.Ar-ge çalışmalarız sonucu planımız hazırdı.Önce dolu paketle gezen denyoyu tespit edip yanına yaklaşıyordum.Birader memleket nere falan diye agzından laf alıp, diğer cephedeki Önder' e bilgi veriyordum.Önder de sanki onun hemşerisi gibi yanına yaklaşıp "Vay topraam, askerlik zor be, bağla bi sigara da tüttürelim" gibisinden işe koyuluyordu.

"1 aydır aynı kıyafetle gezmemize ragmen zerre kokmuyoruz Önder' cim" lafımda ne denli yanıldığımı yemin töreninde anladım.Eş, dost yanıma yaklaşmak yerine 5 metre uzaktan sadece el salladı.

Dağıtım günü geldi çattı.Benim kendime güvenim sonsuz.Nasıl olsa torpilliyiz ya.
"Vogueman: Dağıtım yerin Muş" dedikleri an ben bayılmışım.Gözümü revirde açtım.O aradaki bir haftalık tatilde (acemi birliği zaten tatildi, doyamadım) tek tabanca bir büyük rakıyı devirip, üstüne de cila niyetine 3 efes çakan helva gibi bir asker olmuştum.Bana hesapta torpil yapan elemanın açıklaması gayet mantıklıydı."Batı çok sıkı olur diye ben istedim doğuya gitmesini". At yalanı, sikeyim inananı gibi ama değil gibisinden.

Devam edecek..Belki de etmez...