Tuesday, February 8, 2011

Jurrasic Park

Sene 1993; New Jersey Motor Meslek lisesinden yeni mezun oldum.12 senelik ogrenim hayatimin ardindan 4 sene de universiteye gidip gencligimi sikertmek gibi bir amacim yoktu.Nasil olsa elimiz tornavida tutuyor, Abraham Lincoln Oto Sanayi' de bir ustanin yanina cirak olarak girer, isi iyice ogrenince kendi tamirhanemi acardim.Olmadi yar, su testisine dolmadi yar.6 ay boyunca bos bos gezdikten sonra peder laf koymaya baslamisti.Her pazar gunah cikarmaya kiliseye gittigimde, perde arkasindan; 'Senden bi sik olmaz' diyordu.

Gazetede gozume bir ilan carpti. "Yeni acacagimiz hayvanat bahcesine gece bekcisi araniyor.1200 dolar maas + ssk + akbil + yemek" O zamanlar ayda 1200 dolar sahane para.(aslinda sahane para degil de, seneler sonra anlatinca boyle avutuyorum kendimi.bildigin asgari ucret lan.) Sarildim telefona, randevumu aldim.Ertesi gun takim elbisemi giyip gittim ofise.Masa basinda ak sakalli bir dede oturuyor.

- Selam i aleykum dayi.is basvurusuna gelmistim.
- Hosgeldin yegen.buyur otur soyle
- Yol parasi demissiniz de, nereye kuracaksiniz bahceyi? Malum buraya gelirken bile 3 otobus degistirdim.
- Uzakta bir adaya yegenim.Dinazor isine girdik biz.
- Dayi tasak mi geciosun sen benle? ne dinazoru?
- Ben senelerin dna profesoruyum kardes.5 milyon sene evvel yasamis sivrisinegin emdigi kandan dinazor yaptim
- Cok sevindim.ben musadenizle kalkayim.
- Dur otur hele yegen.Senle bi tesise gidelim, gor bi ortami.sonra karar ver.

kiramadim ak sakalliyi.atladik helikoptere, ciktik yola.icimden de "ulan helikopter sahibi adamsin, 1200 dolar maas mi vereceksin bize" veya "gece bekcisi olacak adama bu kadar ozveri gosterilir mi arkadas? kesin bu lavuk beni issiz adada sikecek" diye de kendi kendime beyin firtinasi yaptim.okyanusun uzerinden yaklasik 3 saat uctuktan sonra adaya geldik.palmiye agaclarindan baska bir sik yok.ah dedim yarra yedin sen vogueman.seni burda domaltip, kurda kusa yem edecekler.ormanin tam ortasinda bulunan cuk kadar helikopter pistine indik.onden ak sakalli indi.ben yere ayagimi basmadan evvel pilota "kardes motoru stop etme, esnaf bi abiye benziosun sen, buralarda basima bisey gelirse gunahi senin boynuna, gozunu seveyim" gibisinden duygu somurusu yaptim.

Pistin az ilerisinde bizi bekleyen bir araba vardi.dayiyla arka koltuga oturduk."Bu araba da nerden baksan kilometrede 1 tl yakar, tup taktirin bence, ruhsata isletmesen de olur, sanki buralarda trafik polisi var da sizi cevirecek" tarzi denyo yorumlarimla dikkatlerini dagitmaya calistim.

- Bak yegen simdi solunda ne goreceksin
- Anani sikim.Bu ne lan.

Boyu nerden baksan 20 metre, kurbanda kessen degil fakir fukara; butun ulkeyi doyurursun etiyle.

- Bu vejeteryan.Kimseye zarari dokunmaz garibanin ama T-Rex' e denk gelirsen iflahini siker valla.Geri vitesi yok.

Devam edecek...

Tuesday, January 18, 2011

Benim Aşka İnancım Kalmadı Hiç

Sene 1996, ortaokuldayim.Şu an ekranlarda olan meşhur bir dizinin başrol oyuncusu olan hatuna deli gibi aşığım, aynı yaştayız fakat farklı şubelerde okuyoruz.Murat adında orospu çocuğu bir ekürim var, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor.Tenefüslerde devamlı kızı kesiyorum uzaktan uzaktan.Murat garibimin de benden başka arkadaşı olmadığı için sike sike derdime ortak oluyor.

O dönemler "filiz sevişelim mi?" nin masumcası olan "benimle çıkar mısın?" sorusu çok moda.Kızı tanı, tanıma önemli degil.Gidiyorsun yanına;

- Selam. Benimle çıkar mısın?
- Biraz düşüneyim.Sonraki tenefüste cevabımı söylerim.

Sanki evlilik teklif ettin amına koyim.Ne düşünecekse artık.Hayır olayın garip tarafı; daha senin adını bile bilmiyor.İn misin, cin misin, it misin, kopuk musun?

Hatuna olan aşkım iyice alevlenmeye başlamıştı.Eve geliyorum yemek yemiyorum, valideye görüntü amaçlı ders çalışmaya odama kapanıyorum, yatağa yatıp hayaller kuruyorum.Dolmabahçe lunaparkına gitmişiz, çarpışan arabalara biniyoruz.yok efendim korku tüneline girmişiz, sevgilim korkup bana sarılmış falan... SMS servisi daha yeni başlamış.Her gece murat piçiyle beraber babalarımızın telefonlarını çalıp sabaha kadar mesajlaşıyoruz.O geceki mesajı dün gibi hatırlıyorum.

- O da senden hoşlanıyormuş
- Neeeee? harbiden mi lan?
- Yarın okulda konuşuruz hafız.peder bey uyanmadan telefonu geri götüreyim.

O anki mutluluğumu, heyecanımı kelimelerle tarif etmek imkansız.Sabaha kadar uyumadım.Sağa dönüyorum olmuyor, sola dönüyorum olmuyor.Servis sabah 7' de gelecek ama zaman geçmiyor.7 dersten kırık notum var, umrumda değil lan.ben aşığım sonuçta, kızın da beni sevdiğini öğrendim ya; dünya yansın sikimde olmaz.

Okula girer girmez Murat piçini buldum

- Oglum ne oldu lan? Anlat hemen
- Abi dün tam servise bineceğim, senin hatun yanıma geldi."Ben ondan hoşlanıyorum ama söylemeye cesaretim yok" dedi
- Anlamıştım hafız ben.Onun da bana karşı boş olmadığını hissetmiştim.Ne yapmam lazım acaba?
- Abi git çıkma teklif et hemen

Öğle tenefüsüne kadar anca cesaretimi topladım.Murat' a güvenim sonsuzdu.Daha o yaştayken "yemekhane kartımızı evde unuttuk" bahanesiyle müdürden kağıt alıp beleş yemek yiyen adamlardık ama ortaktık, kardeştik.Servis parasını bilardoya yatırıp 1 ay boyunca okula otobüsle gider gelirdik.

2 kelimelik soruyla sevdiğim kıza kavuşacaktım.Gayet basit "benimle çıkar mısın?"
O "evet" dedikten sonra haftasonu sinemaya gidecektik.Gişede bilet alırken elini çantasına atarsa "lütfen saçmalama" diyecektim.Bütün film boyunca "korkulu veya öpüşmeli bir sahne olsa da elini tutsam" gibisinden kendi kendimi yiyecektim.
Emin adımlarla yanına gittim.

- Merhaba
- Evet? (arka planda Murat' ı görüyorum.Bana nah çekiyor)
- Benimle çıkar mısın?
- Hayır
- Tamam sağol


Friday, January 14, 2011

Söylemiştim Sevgilim, Parayla Saadet Olmaz

Yarrak olmaz! Düşün ki senle 10 numara ilişkimiz var nazlı yarim, birbirimize deliler gibi aşığız ama bende 5 kuruş para yok.Haftasonu geliyor, cuma gecesinden soruyorsun bana “yarın ne yapacağız?” diye.Param yok diyorum.

Eyvallah askım diyorsun, ben senle simiti de paylaşırım diyorsun.

Maçka parkında buluşup, akşama kadar deli danalar gibi yürüyoruz.İstiklal’ e çıkıyoruz.Orda da mal mal yürüyoruz, 6 saat sonra ayaklarımıza kara sular iniyor.Lan bi cafede otursak da, bi soluklansak diye düşünüyoruz ama paramız yok :(

Para yok ama saadet var.Sikeyim öyle saadeti affedersin.Yürü yürü nereye kadar?

Simiti bir gün yedik, 2 gün yedik… 3. günde bana demez misin;

- “Aşkım simit yemekten iflahım sikildi, kabız oldum valla, martıya döndüm şu genç yaşımda” diye?

Ben de sana diyeceğim ki; Hani parayla saadet olmazdı nazlı yarim? Tükürdüğünü yaladın mı şimdi? erkek sözü dinlemeyi öğren, konuşuyorsak boşa değil…

Eğer bu lafımdan sonra defansa geçersen bayır gülüm; Allah yarattı demem, çekerim saçını.sus yoksa vururum agzına terliğin altıyla derim.”Paramız yok diye gavat mı sandın lan sen bizi” gibisinden alakasız alakasız cümleler de kurabilirim.

Sağım solum hiç belli olmaz benim.Benim adım cemil!!

Sevim koooşş.Şükrü Bey’ in hayırsız damadı geldi.

Mucizelere İnanırım, İnanmasam da İnanmış Gibi Yaparım


Noel Baba’ ya saygım sonsuz ama, şahsen inanmıyorum arkadaş.Yok bacadan giriyormuş da, yok efendim aslen Antalyalıymış da, bütün ömrünü çocuklara hediye yaparak geçirmiş de…

Bu değirmenin suyu nerden geliyor Noel Baba? diye sormazlar mı adama.İşin gücün yok; sabahtan akşama kadar oyuncak yap, yılbaşlarında da milletin evine, mahremine bacadan gir.Tamam sonuçta hayır işliyorsun ama bacadan da girilmez ki be amına koyim.Belki ben çocugu uyuttum, şömine başında dal taşak sevişiyorum eşimle.Sen pat diye dalacaksın içeri, neymiş efendim oyuncak getirmiş.Büyüğümsün falan dinlemem noel baba, şömine başındaki odunlardan kaptığım gibi veririm ayarı beline beline.

- Kapı çalmayı öğren lan.Kelli felli adamsın, bu yaşına gelmişsin ama adam olamamışsın

demeyi de ihmal etmem.

“Nerden baksan 120 kilosun lan sen, bacadan nasıl sığdın” diye sormayı da ihmal etmem.Hiçbir soruyu ihmal etmem.

Ha; eger derse ki “al voguemancim, sana da yarım cumhuriyet altını getirdim.” işte o zaman büyüğümsün noel baba, ver elini öpeyim der, anında geri vitese takarım

Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi (Sezon Finali)

31 Aralık sabahı işe gittim, bu denyo da gececi olduğu için henüz uyanmamıştı.Öğlen 1 gibi telefonum çaldı.

- Abi ben Şakir.Walmart' tayım.Hindi alayım diyorum.Sen eve gelmeden pişiririm.
- Olm sen beceremezsin o işi.Hazır pişmişini al.
- Yok abi ne gerek var, temizlenmiş zaten.İçini de boşaltmışlar mübareğin.Sebze falan doldurur atarım fırına.

Şakirin pişirdiği yemekleri ineğe ikram etsen; "senin elinin ayarını sikeyim aşçı kere" der.Çocuğun hevesi kırılmasın diye ses çıkarmadım.

Saat 15:10
Genel müdürler dükkanı denetlemeye gelmiş, bu denyo da devamlı beni arıyor, açmıyorum.8 cevapsız aramadan sonra merak ettim acaba başına bir işmi geldi diye.

- Ne var olm zart zurt arıyosun?
- Abi kusura bakma rahatsız ettim.Havuç falan doğradım da; hindinin götünden içeri sokamıyorum.İçi boş ama nasıl boşaltmışlar anlamadım valla.Ortadan ikiye kessem mi acaba?
- Kes kardeşim kes.Bir daha telefonu açmıyorsam mesaj çek sana zahmet.
- Tamam abi.Kolay gelsin

Saat 9 gibi dükkanı kapattım.Eve giderken 2 şişe de kırmızı şarap aldım.Yemekten sonra arkadaşların yanına kayacaktım.Dairenin kapısını açmamla şok olmam bir oldu.Salonun ortasına masa kurulmuş, ışıklar sönük, sadece iki tane mum yanıyor.

- Lan Şakir!
- Tuvaletteyim abi.Çıkıyorum şimdi

Işıkları açtım.masaya beyaz örtüler serilmiş, 3 senedir dolapta duran porselen tabaklar döşenmiş.

- Abi nasıl beğendin mi?
- Eline sağlık kardeşim.Şarap aldım lan ben de.İçersin bir kadeh.
- Abi ağzıma içki sürmedim bu zamana kadar, sen de biliyorsun
- Lan oğlum benim için.Günahı benim boynuma

Masaya oturduk karşılıklı.Şarapları doldurdum kadehlere.Şakir de hindiyi servis etti.Hayatımda ilk defa lezzetli bir yemek yaptığına şahit oldum.

- Oğlum helal olsun lan sana.Lokum gibi olmuş mübarek
- Eee abi, turizm otelcilik mezunuyuz söylemesi ayıp.4 sene boşa okumadık

Hindiden bir parça yedikten sonra bütün kadehi dikti.

- Yavaş iç hayvan.Meyve suyu mu o?
- Olsun abi, sen yanımdayken birşey olmaz bana
- Sen bu gece beni sikmeyi mi planlıyorsun Şakir? Hayırdır böyle mum ışıkları, başbaşa romantik yemekler?
- Abi güldürme beni.Yanımda sen olmasan, ben yapamazdım buralarda tekbaşıma.İyi ki varsın.
- İyi ki sen de varsın kardeşim benim


Benim o gece ki planlarım da yattı.Yeni yıla Şakir' le şu dizeleri söylerken girdik;

Bu akşam bütün meyhaneleri,
Dolaştım Şikago' nun,
Seni aradım,
Kadehlerdeki,
Dudak izlerinde....


Saturday, November 13, 2010

"GÖTZEN" Yapı Market' in sunduğu "Sevgili Ev Arkadaşım" devam ediyor

Her gece yatmadan telefonum sesini kısmayı adet edindim.Sabah uyandığımda "Şakir & 5 missed calls" yazısını gördüğüm an "iyi ki kapatmışım lan sesini" diyorum kendi kendime, mutlu oluyorum.Geçen gece saat 2' ye kadar oturdum ve yattım.Sabaha karşı 4' de "Çat!" diye bir sesle uyandım.Yataktan fırladım, ışığı yaktım.Herşey normal, odadan çıktım, salona gittim.Evde kimse yok.Heralde kabus gördüm diye tekrar yataga döndüm.Işığı söndürdüğüm an odamın camına tekrar "Çat!" diye birşey vurdu.Bizim daire 3.katta, iyice tırsmaya başladım, yavaşça jaluziyi kaldırdım, dışarı baktım, heryer kapkaranlık.O esnada masamda duran telefonun ışığını gördüm. "Şakir is Calling"

- Abi kusura bakma.Seni de uyandırdım bu saatte.Ben Şakir

- İyi ki adını söyledin lan, tanıyamamıştım.

- Abi apartmanın kapısını kilitlemişler, camına taş atıyorum 10 dakikadır.Sana zahmet açar mısın?

Küfür ede ede donumla aşağıya indim.Kapıyı açtım.Şakir kol kalınlığında ve çocuk pipisi boyutundaki eflatun kravatıyla uykumu açmıştı.

- Abi sorma başıma gelenleri

- Oglum sormuyorum zaten, sen de anlatma.5 saat sonra uyanmam lazım, direkt yatıyorum ben

- Abi mesaide uyuyakalmışım, otelin müdürü de denetlemeye gelmiş.Beni resepsiyonda uyurken yakalayınca "Şakir sen eve git dinlen" dedi.Sence ne manaya geliyor bu?

- Demek seni çok seviyor Şakir, kıyamamış sana.Şimdi sen yat uyu dinlen, müdürünün sözünü dinle.

Sabah saat 8...Odamın kapısını çatırt diye açtı.

- Abi günaydın.Uyandırmadım inşallah? (bu soruyu sorduğunda ben uyuyorum)

- Ne var kardeşim?

- Abi gözüme uyku girmedi.Kesin beni işten atacaklar. "Sen git biraz dinlen" derken değişik bi tonla söyledi.

- .... (cevap vermeden kafamı yastığa gömdüm)

- Ben kahvaltıyı hazırlıyorum.Sevdiğin omleti de yapıcam.Abi uyan gözünü seveyim, işe gitmeden bana akıl ver.

- Tamam güzel kardeşim, uyanıyorum.

İsviçleri bilimadamları "bir insanın sabrı ne kadar zorlanır?" gibisinden bir deney yapacak olsa, kobay olarak ilk tercih edecekleri ben olurdum.

Kahvaltı masasına oturdum, denyonun önde gideni de olsa; Bir omlet yapıyor ki akıllara zarar.

- Oglum sen 4 sene turizm okudun, sadece omlet yapmayı mı öğrettiler?

- Abi lütfen dalga geçme, çok kötüyüm.Müdüre bir kutu tatlı alıp götüreyim diyorum.

- Tabi kardeşim.Ben işten çıkınca Güllüoğlu' ndan 2 kilo fıstıklı baklava yaptırayım.Gider elini öper, özür dileriz.

- Ben senin çıkışına geleyim, kalem pil de almam lazım zaten.Best Buy' a gidelim.Onun yanında da Panera diye bir fırın var, ordan kek falan falan alırız.

- Ekmek fırını mı bu Şakir?

- Yok abi, pastane gibi bi yer.

O gün hayatımda ilk defa akşam olmasını istemedim."Sabaha kadar çalışcaksın ama Şakir gelmeyecek" deseler, seve seve çalışırım derdim.Geldi...

Buz mavisi kot, beyaz çorap üstü siyah adidas terlik ve bel çantasıyla yine bir markaydı...

Dükkandan içeri girdi, o esnada ben gün sonu raporlarını hazırlıyorum.

- Abi selam-ı aleyküm

Denyoyu gören de köy kahvesine girmiş, okey oynayanlara selam veriyor zanneder.Cevap vermedim, hesap kitap yapmaya devam ettim.

Karşıdaki kurabiyecide çalışan koca götlü kızı gördü.

- Abi ne güzel kız mübarek.Allah sahibine bağışlasın

- Git bi nazar boncuğu tak

- Abi ben bu kızı alıp bizim köye gelin götürsem var ya...

- Senin zevkini sikeyim çocuk

- 3 gün 3 gece düğün yaparım valla.Hristiyan olduğu için babam kabul etmez ama.Evlensem, beni çok sevse; müslüman olur mu sence?

- Git sor Şakir."Benimle evlensen müslüman olur musun?" diye ama lütfen 2 dakika sus.

Dükkanı kapattıktan sonra Best Buy' a gittik.

İçeri girer girmez denk geldiği ilk elemana sorduğu soruyla tarihe geçti.

- Where can i find the pencil battery?



Tuesday, November 9, 2010

Bizimkisi Bir İş Görüşmesi

Yakın zamanda Türkiye' ye döneceğim için iş başvurularında sıkça sorulan soruları inceliyorum."İnsan Kaynaklarınca Size Sorulacak Tuzak Sorular" adlı bir foruma denk geldim ki dayanamadım arkadaş.

1-) En güçsüz olduğunuz nokta neresidir?

Karıya, kıza dayanamıyorum müdürüm.Ne zaman prezantabl tarza gönül vermiş bir hatun görsem gözüm dönüyor.Affedersin; Onu o an masaya yatırıp...tövbe tövbe

2-) En güçlü olduğunuz nokta hangisidir?

Hayvan gibi içerim.Tek başıma 1 büyük devirmişliğim vardır söylemesi ayıp.

3-) Sizi işe almam için, 2 dakika içinde beni ikna edecek ne söyleyebilirsiniz?

Beni işe almazsan senin ananı sikerim

4-) İş hayatınızda bu zamana kadar ki en büyük başarısızlığınız neydi?

Peder' in Avea abone merkezinde takılırken, içeri giren müşteriye "Buyur dayı" demiştim.Megersem denetlemek için gelen gizli bir elemanmış.Sonrasında dükkanı elimizden aldılar.

5-) Son işinizde sizi hayal kırıklığına uğratan neydi?

Milyon dolarlık şirketsin, hala bir çaycın yok.Koymuşlar makineyi; Çayını, kahveni gidip sen dolduruyorsun.Malum çevremiz geniş.Eş geliyor, dost geliyor.Telefon açıp da "bize iki çay, birinin dibi kalın olsun" diyemedikten sonra sikeyim öyle holdingi.Yanlış mıyım müdürüm?

6-) İş hayatınızdaki başarılarınızdan size en çok gurur veren hangisi?

Sene 2004.Müşterinin biri aldığı telefonu geri getirdi.Neymiş efendim, x tuşu çalışmıyormuş.Gönder servise lan o zaman dedim.Ben senden aldım, seni tanırım dedi.Ulan dedim adamın amcığı; Arçelik' den buzdolabı alınca, arızalandığında sırtına yükleyip bayiye mi götürüyorsun? yoksa servisi mi çağırıyorsun?
Para mı geri ver, yoksa seni dava ederim, ben avukatım dedi.
Etmezsen amına koyim dememle, tezgah altından hakyemezi (hakyemez: küçük esnafın dükkanda bulundurduğu kalın odun) çıkarmam bir oldu.Yer misin yemez misin.yermisin yemez misin.verdim beline odunu

7-) İş hayatınızda çözemediğiniz bir sorun oldu mu?

Oldu.Her öğlen dükkanın karşısındaki lokantadan yarıma döner söylerdim.Her seferinde siparişi alan lavuğa "döneri yağsız kes, ekmeğin de içini al" dedim.Sanki bana inatmış gibi ekmeğin içini almadan, vıcık vıcık yağlı döneri getirdi.Yedikten sonra damagımda dönerin yağını hissederdim.Ayyy.. aklıma gelince içim kalktı müdürüm.Kusuruma bakma.

8-) Son yöneticini arasam, bana sizin hakkınızda ne söyler?

devam edecek....