Friday, January 14, 2011

Mucizelere İnanırım, İnanmasam da İnanmış Gibi Yaparım


Noel Baba’ ya saygım sonsuz ama, şahsen inanmıyorum arkadaş.Yok bacadan giriyormuş da, yok efendim aslen Antalyalıymış da, bütün ömrünü çocuklara hediye yaparak geçirmiş de…

Bu değirmenin suyu nerden geliyor Noel Baba? diye sormazlar mı adama.İşin gücün yok; sabahtan akşama kadar oyuncak yap, yılbaşlarında da milletin evine, mahremine bacadan gir.Tamam sonuçta hayır işliyorsun ama bacadan da girilmez ki be amına koyim.Belki ben çocugu uyuttum, şömine başında dal taşak sevişiyorum eşimle.Sen pat diye dalacaksın içeri, neymiş efendim oyuncak getirmiş.Büyüğümsün falan dinlemem noel baba, şömine başındaki odunlardan kaptığım gibi veririm ayarı beline beline.

- Kapı çalmayı öğren lan.Kelli felli adamsın, bu yaşına gelmişsin ama adam olamamışsın

demeyi de ihmal etmem.

“Nerden baksan 120 kilosun lan sen, bacadan nasıl sığdın” diye sormayı da ihmal etmem.Hiçbir soruyu ihmal etmem.

Ha; eger derse ki “al voguemancim, sana da yarım cumhuriyet altını getirdim.” işte o zaman büyüğümsün noel baba, ver elini öpeyim der, anında geri vitese takarım

Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi (Sezon Finali)

31 Aralık sabahı işe gittim, bu denyo da gececi olduğu için henüz uyanmamıştı.Öğlen 1 gibi telefonum çaldı.

- Abi ben Şakir.Walmart' tayım.Hindi alayım diyorum.Sen eve gelmeden pişiririm.
- Olm sen beceremezsin o işi.Hazır pişmişini al.
- Yok abi ne gerek var, temizlenmiş zaten.İçini de boşaltmışlar mübareğin.Sebze falan doldurur atarım fırına.

Şakirin pişirdiği yemekleri ineğe ikram etsen; "senin elinin ayarını sikeyim aşçı kere" der.Çocuğun hevesi kırılmasın diye ses çıkarmadım.

Saat 15:10
Genel müdürler dükkanı denetlemeye gelmiş, bu denyo da devamlı beni arıyor, açmıyorum.8 cevapsız aramadan sonra merak ettim acaba başına bir işmi geldi diye.

- Ne var olm zart zurt arıyosun?
- Abi kusura bakma rahatsız ettim.Havuç falan doğradım da; hindinin götünden içeri sokamıyorum.İçi boş ama nasıl boşaltmışlar anlamadım valla.Ortadan ikiye kessem mi acaba?
- Kes kardeşim kes.Bir daha telefonu açmıyorsam mesaj çek sana zahmet.
- Tamam abi.Kolay gelsin

Saat 9 gibi dükkanı kapattım.Eve giderken 2 şişe de kırmızı şarap aldım.Yemekten sonra arkadaşların yanına kayacaktım.Dairenin kapısını açmamla şok olmam bir oldu.Salonun ortasına masa kurulmuş, ışıklar sönük, sadece iki tane mum yanıyor.

- Lan Şakir!
- Tuvaletteyim abi.Çıkıyorum şimdi

Işıkları açtım.masaya beyaz örtüler serilmiş, 3 senedir dolapta duran porselen tabaklar döşenmiş.

- Abi nasıl beğendin mi?
- Eline sağlık kardeşim.Şarap aldım lan ben de.İçersin bir kadeh.
- Abi ağzıma içki sürmedim bu zamana kadar, sen de biliyorsun
- Lan oğlum benim için.Günahı benim boynuma

Masaya oturduk karşılıklı.Şarapları doldurdum kadehlere.Şakir de hindiyi servis etti.Hayatımda ilk defa lezzetli bir yemek yaptığına şahit oldum.

- Oğlum helal olsun lan sana.Lokum gibi olmuş mübarek
- Eee abi, turizm otelcilik mezunuyuz söylemesi ayıp.4 sene boşa okumadık

Hindiden bir parça yedikten sonra bütün kadehi dikti.

- Yavaş iç hayvan.Meyve suyu mu o?
- Olsun abi, sen yanımdayken birşey olmaz bana
- Sen bu gece beni sikmeyi mi planlıyorsun Şakir? Hayırdır böyle mum ışıkları, başbaşa romantik yemekler?
- Abi güldürme beni.Yanımda sen olmasan, ben yapamazdım buralarda tekbaşıma.İyi ki varsın.
- İyi ki sen de varsın kardeşim benim


Benim o gece ki planlarım da yattı.Yeni yıla Şakir' le şu dizeleri söylerken girdik;

Bu akşam bütün meyhaneleri,
Dolaştım Şikago' nun,
Seni aradım,
Kadehlerdeki,
Dudak izlerinde....


Saturday, November 13, 2010

"GÖTZEN" Yapı Market' in sunduğu "Sevgili Ev Arkadaşım" devam ediyor

Her gece yatmadan telefonum sesini kısmayı adet edindim.Sabah uyandığımda "Şakir & 5 missed calls" yazısını gördüğüm an "iyi ki kapatmışım lan sesini" diyorum kendi kendime, mutlu oluyorum.Geçen gece saat 2' ye kadar oturdum ve yattım.Sabaha karşı 4' de "Çat!" diye bir sesle uyandım.Yataktan fırladım, ışığı yaktım.Herşey normal, odadan çıktım, salona gittim.Evde kimse yok.Heralde kabus gördüm diye tekrar yataga döndüm.Işığı söndürdüğüm an odamın camına tekrar "Çat!" diye birşey vurdu.Bizim daire 3.katta, iyice tırsmaya başladım, yavaşça jaluziyi kaldırdım, dışarı baktım, heryer kapkaranlık.O esnada masamda duran telefonun ışığını gördüm. "Şakir is Calling"

- Abi kusura bakma.Seni de uyandırdım bu saatte.Ben Şakir

- İyi ki adını söyledin lan, tanıyamamıştım.

- Abi apartmanın kapısını kilitlemişler, camına taş atıyorum 10 dakikadır.Sana zahmet açar mısın?

Küfür ede ede donumla aşağıya indim.Kapıyı açtım.Şakir kol kalınlığında ve çocuk pipisi boyutundaki eflatun kravatıyla uykumu açmıştı.

- Abi sorma başıma gelenleri

- Oglum sormuyorum zaten, sen de anlatma.5 saat sonra uyanmam lazım, direkt yatıyorum ben

- Abi mesaide uyuyakalmışım, otelin müdürü de denetlemeye gelmiş.Beni resepsiyonda uyurken yakalayınca "Şakir sen eve git dinlen" dedi.Sence ne manaya geliyor bu?

- Demek seni çok seviyor Şakir, kıyamamış sana.Şimdi sen yat uyu dinlen, müdürünün sözünü dinle.

Sabah saat 8...Odamın kapısını çatırt diye açtı.

- Abi günaydın.Uyandırmadım inşallah? (bu soruyu sorduğunda ben uyuyorum)

- Ne var kardeşim?

- Abi gözüme uyku girmedi.Kesin beni işten atacaklar. "Sen git biraz dinlen" derken değişik bi tonla söyledi.

- .... (cevap vermeden kafamı yastığa gömdüm)

- Ben kahvaltıyı hazırlıyorum.Sevdiğin omleti de yapıcam.Abi uyan gözünü seveyim, işe gitmeden bana akıl ver.

- Tamam güzel kardeşim, uyanıyorum.

İsviçleri bilimadamları "bir insanın sabrı ne kadar zorlanır?" gibisinden bir deney yapacak olsa, kobay olarak ilk tercih edecekleri ben olurdum.

Kahvaltı masasına oturdum, denyonun önde gideni de olsa; Bir omlet yapıyor ki akıllara zarar.

- Oglum sen 4 sene turizm okudun, sadece omlet yapmayı mı öğrettiler?

- Abi lütfen dalga geçme, çok kötüyüm.Müdüre bir kutu tatlı alıp götüreyim diyorum.

- Tabi kardeşim.Ben işten çıkınca Güllüoğlu' ndan 2 kilo fıstıklı baklava yaptırayım.Gider elini öper, özür dileriz.

- Ben senin çıkışına geleyim, kalem pil de almam lazım zaten.Best Buy' a gidelim.Onun yanında da Panera diye bir fırın var, ordan kek falan falan alırız.

- Ekmek fırını mı bu Şakir?

- Yok abi, pastane gibi bi yer.

O gün hayatımda ilk defa akşam olmasını istemedim."Sabaha kadar çalışcaksın ama Şakir gelmeyecek" deseler, seve seve çalışırım derdim.Geldi...

Buz mavisi kot, beyaz çorap üstü siyah adidas terlik ve bel çantasıyla yine bir markaydı...

Dükkandan içeri girdi, o esnada ben gün sonu raporlarını hazırlıyorum.

- Abi selam-ı aleyküm

Denyoyu gören de köy kahvesine girmiş, okey oynayanlara selam veriyor zanneder.Cevap vermedim, hesap kitap yapmaya devam ettim.

Karşıdaki kurabiyecide çalışan koca götlü kızı gördü.

- Abi ne güzel kız mübarek.Allah sahibine bağışlasın

- Git bi nazar boncuğu tak

- Abi ben bu kızı alıp bizim köye gelin götürsem var ya...

- Senin zevkini sikeyim çocuk

- 3 gün 3 gece düğün yaparım valla.Hristiyan olduğu için babam kabul etmez ama.Evlensem, beni çok sevse; müslüman olur mu sence?

- Git sor Şakir."Benimle evlensen müslüman olur musun?" diye ama lütfen 2 dakika sus.

Dükkanı kapattıktan sonra Best Buy' a gittik.

İçeri girer girmez denk geldiği ilk elemana sorduğu soruyla tarihe geçti.

- Where can i find the pencil battery?



Tuesday, November 9, 2010

Bizimkisi Bir İş Görüşmesi

Yakın zamanda Türkiye' ye döneceğim için iş başvurularında sıkça sorulan soruları inceliyorum."İnsan Kaynaklarınca Size Sorulacak Tuzak Sorular" adlı bir foruma denk geldim ki dayanamadım arkadaş.

1-) En güçsüz olduğunuz nokta neresidir?

Karıya, kıza dayanamıyorum müdürüm.Ne zaman prezantabl tarza gönül vermiş bir hatun görsem gözüm dönüyor.Affedersin; Onu o an masaya yatırıp...tövbe tövbe

2-) En güçlü olduğunuz nokta hangisidir?

Hayvan gibi içerim.Tek başıma 1 büyük devirmişliğim vardır söylemesi ayıp.

3-) Sizi işe almam için, 2 dakika içinde beni ikna edecek ne söyleyebilirsiniz?

Beni işe almazsan senin ananı sikerim

4-) İş hayatınızda bu zamana kadar ki en büyük başarısızlığınız neydi?

Peder' in Avea abone merkezinde takılırken, içeri giren müşteriye "Buyur dayı" demiştim.Megersem denetlemek için gelen gizli bir elemanmış.Sonrasında dükkanı elimizden aldılar.

5-) Son işinizde sizi hayal kırıklığına uğratan neydi?

Milyon dolarlık şirketsin, hala bir çaycın yok.Koymuşlar makineyi; Çayını, kahveni gidip sen dolduruyorsun.Malum çevremiz geniş.Eş geliyor, dost geliyor.Telefon açıp da "bize iki çay, birinin dibi kalın olsun" diyemedikten sonra sikeyim öyle holdingi.Yanlış mıyım müdürüm?

6-) İş hayatınızdaki başarılarınızdan size en çok gurur veren hangisi?

Sene 2004.Müşterinin biri aldığı telefonu geri getirdi.Neymiş efendim, x tuşu çalışmıyormuş.Gönder servise lan o zaman dedim.Ben senden aldım, seni tanırım dedi.Ulan dedim adamın amcığı; Arçelik' den buzdolabı alınca, arızalandığında sırtına yükleyip bayiye mi götürüyorsun? yoksa servisi mi çağırıyorsun?
Para mı geri ver, yoksa seni dava ederim, ben avukatım dedi.
Etmezsen amına koyim dememle, tezgah altından hakyemezi (hakyemez: küçük esnafın dükkanda bulundurduğu kalın odun) çıkarmam bir oldu.Yer misin yemez misin.yermisin yemez misin.verdim beline odunu

7-) İş hayatınızda çözemediğiniz bir sorun oldu mu?

Oldu.Her öğlen dükkanın karşısındaki lokantadan yarıma döner söylerdim.Her seferinde siparişi alan lavuğa "döneri yağsız kes, ekmeğin de içini al" dedim.Sanki bana inatmış gibi ekmeğin içini almadan, vıcık vıcık yağlı döneri getirdi.Yedikten sonra damagımda dönerin yağını hissederdim.Ayyy.. aklıma gelince içim kalktı müdürüm.Kusuruma bakma.

8-) Son yöneticini arasam, bana sizin hakkınızda ne söyler?

devam edecek....


Tuesday, October 26, 2010

Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi

Cumartesi akşamı Şakir' in yoğun istekleri üzerine alışverişe gittik.1 hafta sonra Türkiye' ye dönecek bir arkadaşı varmış.Eşine, dostuna kıyafet yollayacakmış.Evden çıkmadan rica ettim."Nolur şakir o bel çantanı takma" dedim.Dinletemedim.

- Abi; arkadaşlarımın istediklerini not defterime yazdım.Not defterini de bel çantama koydum.

O not defterinde yazılı olanları tahmin ettiğim için üstüne varmadım.AVM' ye girdik.

- Şakir ver bakayım lan ne varmış listende.

- Al abi.Sen bilirsin bu markaları.

(Listeye dikiz)

*-) Faruk: Aberkırombiden gri tişört istiyor.Üstünde aberkırombi yazsın.Görenler sahte sanmasın. Not: 25 dolara kadar.

*-) Sinan: Tomi Hilfigır kazak istiyor.Lacivert veya siyah tercihi.Önünde tomi yazsın.

*-) Beyza: 37 numara beyaz çizgili taygır ayakkabı istiyor.50 dolardan pahalıysa haber edicem.

*-) Arda: Nautica (ilk defa bunu doğru yazmış) mont istiyor.Parası sorun değil

*-) Anneme düğünlük eşarp


- Hepsine eyvallah da "anneme düğünlük eşarp" nedir?

- Abi; kadıncağız kırk yılda bir akrabalarının düğününe, nikahına gidiyor.Kaliteli bir eşarp almak istiyorum.

- Ya arkadaş! Burası dubai mi amına koyim? Nerden bulucaz eşarbı?

- Abi; ben çok acıktım birşeyler yiyelim mi?


Şakir' in listesini okuduktan sonra benim de karnım acıkmıştı.Değişiklik olsun diye Mc Donalds' dan yiyelim dedik.Aşağıdaki diyalog zamanında yaşandığı için olaya ben müdahele edip; "Şakir kola mı içiyorsun?" diye sordum.

Bknz:

- What would you like to drink?

- I want a large cock

Şu olayların bir kelimesini uyduruyorsam ibnenin önde gideniyim.Masaya otururken Şakir kolasını devirdi.Temizlik elemanını çağırdım.Kadın yeri paspasladıktan sonra rapor tuttu.Yere kola döküldü, ben de temizledim, saat bilmem kaç gibisinden.O esnada Şakir;

- Abi; bu karı bizden para isteyecek

- Mal mısın olm sen? Yere kola döktün diye para mı istenir

- Abi sen gör bak.Şakir demişti dersin

- Allah' ın adını verdim kardeşim.Sus ve yemeğini ye.

3 saatlik alışveriş bana 3 gün, 3 ay gibi geldi. O günün akşamında da twitterdan tanıştığım Ozan the Komikpanda bana gelecekti.Eve geldik, Şakir takım elbisesini giyip çalıştığı pansiyona gitti.

Saat 6 gibi Ozan kardeşim elinde kiloluk rakı, patlıcan ezmesi, beyaz peynir ve pilakiyle malikaneme teşrif etti.Sofra kuruldu, Zeki Müren eşliğinde muhabbete başlandı.Bir büyüğü devirdikten sonra gece çıkalım dedik."Kanka çıkmadan senin yatağı da yapalım, gelince zahmet olmasın" dedim.Yaptık.Oldu.

Bara gittik.Benim Amerikalı karılarla muhabbet sorunum var.Tanışma faslında fırtına gibi esiyorum ama 10 dakika sonra mal gibi kalıyorum, o esnada da hatun benim ne kadar esaslı bir denyo olduğumu anlıyor, o da susuyor.Ozan piçi işin kompedanı olmuş.Makineli tüfek gibi yardıyor.

- Ozan; Şu oturan 3 karıdan ekmek yeriz bu gece.Saldır abi.

Ozan saldırıyor, ben de elde viskim yanlarına yanaşıyorum.En sus pus oturan hatuna yanaşıyorum.

- Hi! How are you?

- I am fine.what about you?

- Thank you.

Muhabbet bu kadar anasını avradını sikeyim.Sonrasında bir sessizlik.Ben tavana bakıyorum, karı kafasını çeviriyor.O esnada bu piç de kakara kikiri muhabbette.Olaya müdahale ediyorum

- Ozan bu karılardan iş çıkmaz.Gel biz başka bara gidelim.

Şu olay, şu diyalog 6 kere tekrarlandı.6 farklı bar gezdik.En sonunda Ozan; "Abi biz eve gidelim en iyisi" dedi.Bir büyük rakının üstüne, her barda ikişer de jack çaktığımdan kafam güzel olmuştu ama kendimi bozmadım (sarhoş yalanı)

Eve girdik.

- Lan Ozan, helal olsun Şakir' e.Bak yatagını da yapmış.

- Lan salak, o yatağı biz yaptık ya evden çıkmadan.

- Harbi mi lan? Çok güzel yatak yapmışız hafız.Çok güzel....


Sunday, October 17, 2010

Sikkopel Porselenin Sunduğu "Sevgili Ev Arkadaşım" devam ediyor

Ben yakında katil olacağım, eğer bir gün Şakir' i öldürmekten tutuklanırsam; Bu diyaloglar avukatım tarafından mahkemeye "katili kışkırtıcı sebepler" dosyası altında sunulsun.Rica ediyorum.

17 Ekim Pazar Saat 06:00

Şakir işten çıkıp Walmart' a uğramış.O esnada ben uyuyorum.Telefonun sesine zor uyandım.

- Alo? Abi?
- Efendim Şakir?
- Uyandırmadım inşallah
- Yok olm saat daha sabahın 6' sı.Ne uyandırması
- Abi evde limon var mı? diye soracaktım.Geçen hafta 2.59 aldıgımız limon 1.79' a düşmüş.
- Al Şakir al!
- Tamam abi.İyi uykular.

Saat 06:12

- Abi kusura bakma tekrar arıyorum ama, bu hazır kanatların içinde domuz eti var mıdır?
- Ya olm manyak mısın sen? Tavuk kanadının içinde domuzun ne işi var?
- Tamam abi.İyi uykular

Saat 06:18

- Abi nohutun ingilizcesi neydi? Canım çok nohut yemeği çekti.
- Chickpeas
- Düdüklü tencere olsa şahane olurdu, hem de gaz yapmazdı ama merak etme sen.1 gün suda bekletirim, kağıt helva gibi olur.
- Ya olm uyuyorum.Arama beni!
- Tamam abi.İyi uykular

Saat 06:50

Uykuya yeni dalmışken, çat diye odamın kapısı açıldı;

- Abi bir muz aldım ki akıllara zarar.Yer misin birtane?
- ....
- Abi?
- (Allah' ım bana sabır ver)
- Hadi ben yatıyorum.Sana iyi uykular.

Yat ki bir daha kalkama Şakir demek istiyorum ama diyemiyorum.Geçen yazımda da anlattım.Kalbi öyle saf, öyle temiz ki; Başkası olsa....
Şakir harbiden benim canım.Cidden seviyorum elemanı.Zamanında çok ah aldım ki Allah başıma Şakir' i verdi diye teselli ediyorum kendimi.

Şu yazıyı yazarken bile çat kapı içeri daldı 10 dakika evvel;

- Abi üzüm yer misin? Bildiğin çavuş üzümü. Bak hele şu mübareğe, resmen serçe parmağım kadar.
- Yemem.Sagol.


Kapımı kilitledim....Cep telefonumdan aradın...
Msnden engelledim... Mail attın...
Telefonun sesini kıstım... kapımı tık tık' ladın...
Sen söyle Şakir... Neydi benim günahım?



Friday, September 24, 2010

Sevgili Ev Arkadaşım

Öyle bir insan düşün ki denyolar denyosu, öyle bir insan düşün ki kamiller kamili...Şimdi bir de benim gibi bir insan düşle.İkimizi topla, 2 ile çarp, şimdi 10 ekle, sonra ikiye böl, çıkan sayıyı götüne sok.

Sevgili ev arkadaşım Şakir' le 1 sene evvel tanıştık.Çok sevdiğim bir abimin ricası üzerine benim eve taşındı.İlk başlarda "hem kiraya ortak olur, interneti falan da bölüşürüz" gibisinden düşündüm.Düşünmez olaydım...Ev masrafının yarısına ortak oldu ama huzur masrafımı ikiye katladı.
Sorarım size ey dostlar!! 26 yaşında bir insan, 2010 senesinde hala Kaleci Müller şortu giyer mi? Hala bel çantasıyla gezer mi?

- Oğlum giyme şu kısacık şortu.Zaten etrafa ibneyiz sinyalleri veriyoruz.
- Abi öyle deme, çok rahat bu şort.
- O bel çantası ne lan öyle? Tezgahta incik boncuk satarmış gibi
- Abi pasaportumu falan koyuyorum içine.Çok kullanışlı.
- Allah' ın adını verdim.Bir sus!

Şakir otelde çalışıyor.Turizm mezunu.2 senelik vizeyle staj yapmaya gelmiş.Şu an beraberliğimizin 1. senesindeyiz.
Sevgili ev arkadaşımı tanımanız için aramızda geçen diyaloglara devam ediyorum.

- Oğlum 8 ay oldu hala resepsiyonda gece bekçiliği yapıyorsun.Ne sikim iş anlamadım.
- Abi; Türkiye' ye döndüğüm zaman direkt front desk manager olarak işe başlayacagım.Çok çalışırsam 10 seneye genel müdür olabilirim.
- Şakir; Seni oteline genel müdür yapan adamın aklını sikeyim ben.Turizme zararsın oğlum sen.
- Abi öyle deme.Kalbimi kırıyorsun.
- Kardeşim dost acı söyler.Ben seni değil resepsiyonist, bellboy olarak almam lan işe
- Abi sana zahmet Walmarta uğrasak.Arpa şehriye almam lazım.

Bu konuşmaların bir kelimesini dahi uyduruyorsam ibnenin önde gideniyim.Adamda kapı çalmak diye bir huy yok.Çat kapı; "Abi şampuan bitmiş ama ben içine su kattım" Çat kapı; "Son aldığımız domates çok mayhoş çıktı."

Bazen içimden "Hay Abini Sikeyim" demek geliyor ama diyemiyorum.Çocuğun kalbi cidden temiz.Pırlanta gibi bir şahsiyet.Ne zaman daralsam Kayahan' dan "Allah' ım Neydi Günahım" ı dinliyorum.Ben ne ettim de başıma Şakir' i verdin diyorum.

Dün gece alışverişe gittik.Bir arkadaşı tavsiye etmiş, elmacık kemiklerindeki tüyler için ağda bandı kullan demiş.Ben ve Şakir; Bayan reyonunda tam 45 dakikamızı harcadık.Şakir yine kısa şortuyla bir markaydı.

- Abi; elmacık kemiklerimdeki tüylere jilet sürmek istemiyorum.
- Askerde de ağda bandı kullanırsın o zaman
- Abi dalga geçme.Hangi markayı alsam?
- Ya oğlum sen ruh hastası mısın amına koyim? Al ne alacaksan, siktirip gidelim.Karı kız çok kötü bakmaya başladı.
- Abi bak bu bacak içinmiş ama makasla keserek küçük parçalara ayırabilirim.Hem de çok hesaplı
- Ben kimin ahını aldım ki bu cezayı çekiyorum?
- O ne demek abi?
- Eski yengen aklıma geldi Şakir.İsyanım sana değil tüm aşklara...